ÖZ
Amaç
Subaraknoid kanamanın (SAH) komplikasyonlarından biri, karotis cisimcik ve glossofaringeal sinir ağlarının bozulmasına bağlı olarak kan ve beyin omurilik sıvısında gelişen asidozdur. Bu çalışmanın amacı, SAH sonrası asidik kan pH’ının renal arterler ve glomerüller üzerindeki etkisini araştırmaktır.
Yöntem
Çalışmada 26 melez tavşan kullanıldı. Beş tavşan karotis cisimcik ve böbrek ağı analizleri için ayrıldı. Beş tavşan, 1 cc serum fizyolojik uygulanarak SHAM grubuna dahil edildi. On altı tavşana ise sisterna magnaya 1 cc otolog arteriyel kan enjekte edilerek SAH modeli oluşturuldu. Tüm hayvanların pH ve kan basıncı değerleri, ameliyat öncesinde, ameliyat sırasında ve sonrasında 2 hafta boyunca günlük olarak kaydedildi. Çalışma sonunda tüm hayvanlar dekapite edilerek karotis cisimcikleri ve böbrek dokuları histopatolojik olarak incelendi. pH değerleri ve atrofik glomerül sayıları (n/mm³) istatistiksel analiz edildi.
Bulgular
Çalışma grubunda perirenal vagal ganglion dejenerasyonu, renal arter vazospazmı, intrarenal hemoraji ve glomerüler dejenerasyon saptandı. Kontrol, SHAM ve SAH gruplarında ortalama atrofik glomerül yoğunluğu sırasıyla 13±3, 24±5 ve 67±11 n/mm³ olarak hesaplandı. Atrofik glomerül sayısı arasındaki ilişki gruplar istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.005 kontrol/SHAM; p<0.0005 SHAM/SAH; p<0.00001 kontrol/SAH).
Sonuç
Bu çalışma, SAH sonrası gelişen kan asidozunun epitel hücre dejenerasyonuna yol açtığını ve daha önce tanımlanmamış bir şekilde renal arterlerde artmış vazospazm ile glomerüler atrofiye neden olduğunu ortaya koymaktadır.